Place 4 Hardcore Gamers

1 Temmuz 2008 Salı

The Bourne Conspiracy İnceleme

Robert Ludlum un çok satan casusluk serisi The Bourne Conspiracy, sinemaya da Matt Damon’un role yakışan başrol oyunculuğu ile birlikte çok başarılı bir şekilde uyarlanmıştı. Sinemadaki bu beklenmedik başarı elbette bu serinin oyun firmaları tarafından keşfedilmesini sağladı.




Yapımcı High Moon Studios serideki cevheri görmüş olacak ki, Sierra’nın da desteğini alarak iddialı bir şekilde Bourne oyunu hazırlamaya başladıklarında ve bunu basın ile paylaştıklarında takvimlerimiz 2007 yılının sonlarını gösteriyordu. Sonunda çıkış tarihi olan Haziran ayına geldik ve oyunumuz çıktı. Peki bu kadar beklediğimize değdi mi??

Öncelikle belirtmek lazım, son dönem moda olduğundan, oyunumuz yaklaşık 5 GB lik bir ön kurulum yapmamızı istiyor bizden. Yapmayız, biz beklemeyiz o kadar derseniz oyunu oynayamıyorsunuz arkadaşlar, şansınızı zorlamayın. Bu kurulumu bir sefer yaptıktan sonra oyunu her açışımızda kısa bir yükleme yapıyor. Şimdi geçelim Bourne Conspiracy i incelemeye;

Öykü:

Oyun, kitap ve film serilerinin ilk bölümleriyle paralel şekilde ilerliyor ancak birçok yan öyküyü de bünyesine katarak şuursuz ama ölümcül ajanımız Bourne’un geçmişindeki bilmediğimiz görmediğimiz detayları bir nebze de olsa açığa çıkartıyor. Bu detaylar kimi zaman oyun içinde flashback’leri oynarak açığa çıkartılıyor, kimi zamanda ara videolarla bize anlatılıyor. Ludlum’un kitaplarını okumadığım için bu detayların zaten yazar tarafından yazılmış çizilmiş detaylar mı yoksa yapımcı firma tarafından oyun için öykülendirilmiş mi olduklarını bilemiyorum. Ama öykünün genel hatlarını bilen oyuncuların bu detaylardan zevk alacağı kesin .

Grafikler:

Açıkçası yeni nesil bir oyundan daha iyisini beklememiz gerekiyor. Çevre detayları, karakter animasyonları göze hoş gelse de dikkatle bakınca makyaja uğramış bir ps2 oyunu havası yaratıyor. Zaman zaman su efektleri, yüz animasyonları hoş gelebilir, ama bu kadar. Kalabalık şehir sahnelerinde detaylı bir çevre tasarımı görmek mümkün, şehirler gayet canlı tasarlanmış, etrafta birbirinin kopyası olmayan onlarca insan yürüyor, muhabbet ediyor, kafelere oturup bir şeyler içiyorlar. Oyunun asıl kendini gösterdiği yerler ise yakın dövüş sistemi. Bu sistemin detaylarını birazdan anlatacağım. Grafiksel olarak yakın dövüş sahneleri oyunun geri kısmına göre daha detaylı. Düşmanlarımızın bizden afiyetle aldıkları darbeler sonucu yüz ve vücutlarında gerçekçi darbeler oluşuyor. Özellikle surata attığımız yumruklar sonucu şişen moraran göz, patlayan dudak, kaş gibi detaylar hemen göze çarpıyor. Elbette karakterimizde darbe yerse aynı sonuçlar doğuyor, Bourne da bir insanoğlu sonuçta. İşin güzeli bu yaralar hemen kapanmıyor, oyunda bir süre ilerleseniz bile aldığınız darbeler yerinde durmuş size gülümsüyor. Kısacası grafiklerde yeni nesil budur dedirtecek bir durum mevcut değil.

Oynanabilirlik - kontrol:

Oynarken beni çok kararsız bırakan kısım burası oldu. Zaman zaman kontrollerindeki kullanıcı dostu tavrı ile parlayan oyun, bazen tamamen saçmalayabiliyor, yapımı henüz bitmemiş bir oyun havası veriyor. Neden böyle dedim hemen açıklayayım. Oyunda aksiyona girdiğimiz bölümlerde 2 alternatifimiz var; ister Gears of War un oyun dünyasına iyice yerleştirdiği bir şeyin arkasına saklan-ateş et mantığı, isterseniz çıplak elle yakın dövüşebilmek. Oyun 1. seçenekte kimi anlarda can sıkarken, 2. seçenekte gayet zevkli dakikalar vaat ediyor. Öncelikle güzel yanlardan konuşalım. Yakın dövüş sistemi gerçekten yenilikçi ve zevkli. Bunda dövüş kareografilerini Bourne filmlerindeki ekibin yapmış olmasının payı büyük. Uzakta gördüğünüz bir düşmana saklanıp ateş etmek yerine üstüne koşarsanız yakın dövüş sistemine otomatik olarak geçiyorsunuz. Burada gayet oyuncu dostu bir kontrol sistemi mevcut. Tuş takımları ve kombinasyonlar şu şekilde; Kare tuşu ile hafif saldırı, Üçgen tuşu ile ağır saldırı ve X tuşu ile korunma yapıyoruz. Saldırı tuşlarına farklı kombinasyonlarla basarak çeşitli kombolar gerçekleştiriyoruz ki çok etkili oluyor. Ayrıca gene saldırı tuşlarına basılı tutarak hafif ve ağır tekme atma şansımız var. Şimdi gelelim görsel açıdan biz şiddete aç oyuncuları tatmin edecek kısıma J oyunda enerji barımızın yanında bir bar daha mevcut 3 kademeli, düşmanlarımıza darbe verdikçe bu bar doluyor 1. den 3. kademeye doğru. İlk kademe dolduğu anda hemen sol alt köşede Yuvarlak tuşunun resmi çıkıyor, bu çıktığı anda tuşa basarsanız gayet sinematik ve sert bir şekilde çevreyi kullanarak düşmanımıza saldırı gerçekleştiriyoruz (ancak çok sert ve kanlı olduğunu belirtmeliyim, 18 yaş altı kardeşlere önermiyoruz ?desek kaç yazar? J). Örneğin 3 adet düşman var etrafınızda, aynen Cüneyt Arkın filmlerindeki gibi siz bir düşmanla dövüşürken diğerleri size dokunmuyor bekliyorlar, eğer 3 barı da kullanmadan doldurursanız, aynı anda 3 düşmanı da doğru zamanda doğru tuşlara seri basmak kaydıyla alt edebilirsiniz. Seri derken lafta değil bu arada, cidden seri olmanız lazım tuşlara basmak için, size çok süre vermiyor. Gene ara videolarda bile kumandanızı elinizden bırakmayın, bir anda sizden bir tuşa basmanızı istiyor oyun, saniye geç kalmanız halinde ya ölüyorsunuz ya da tutuklanıyorsunuz ve bölümü baştan yapıyorsunuz.

Gelelim canımızın sıkıldığı yerlere. Oyunun ateş alma sistemi yeterince tepkisel değil, en ufak hareketinizi büyük bir hızla algılıyor ve istemeden sağa sola ateş ederken buluyorsunuz kendinizi. Oyunda çok olmasa da, birçok düşmana karşı siper alıp ateş etmeniz gereken bölümler mevcut, bu da sinirinize dokunacak birkaç an yaşayacaksınız demek. Yakın dövüşte Yuvarlak tuşu ile gerçekleştirdiğimiz hareketi ateş ederken de kullanabiliyoruz, bu sayede düşmanları tek bir kurşun ile yorulmadan saf dışı bırakabiliyorsunuz.

Oyunda bir kerelik olmak üzere arabayı kontrol ettiğimizde bir bölüm mevcut, buradaki komik kontrolden ve gerçeklik dışı sürüş dinamiklerinden müsaadenizle bahsetmek bile istemiyorum. Çarpışan araba hayal edin ve oyun ile bu düşünceyi birleştirip siz tahmin edin. İyi ki tek bir bölümden oluşuyor bu kısım.

Oyundaki diğer tuşlardan kısaca bahsetmek gerekirse;

Üçgen tuşu ile içgüdümüzü kısa süreliğine aktif getiriyoruz. Bu ne demek? Oyunda takılma kaybolma şansınız yok demek. Bu özelliği açtığımızda ekrandaki haritada gideceğimiz rotasyon, basmamız gerek tuş, girmemiz gereken kapı gibi tüm hayati şeyler sarı bir nokta şeklinde beliriyor. Bu da oyunda ilerlemenizi kolaylaştırıyor elbette.

L2 tuşu silahımızı çıkarıyor, bir kez daha basınca varsa diğer silahımıza geçiyor, eğer tuşa basılı tutar isek silahımızı yerine koyuyoruz.

Eğer siper almış durumda isek siperden L1 tuşu çıkıyoruz, R1 tuşu ile ateş ediyoruz. Silahımız açık haldeyken Kare tuşu ile şarjörümüzü doldurabiliriz.

R2 tuşu ise hızlı koşmamıza yarıyor. Bu tuşu zaten adrenalin seviyesi gayet yüksek olan bu oyunda sık sık kullanacaksınız zaten.

Sesler:

Oyunda seslendirmeler çok başarılı değil, biraz donuk ve cansız. Aynı şekilde ateşli silahların ses efektleri de gerçeklikten gayet uzak, şarap mantarı patlamışçasına tiz ve detaysız sesler. Ancak yakın dövüşe geçtiğimizde çok başarılı yumruk ve kemik kırılması sesleri var, oynarken içiniz çekilecek hele 5+1 sistem ile oynarsanız. Oyunun müzikleri filme paralel tonda tansiyonu yüksek. Özellikle hareketli sahnelerde sizi havaya sokmaya yarıyor. Ses açısından kalburüstü bir çalışma var diyebiliriz kısaca.

Genel:

Oyunda gene dengesi kurulamamış bir başka konu ise Yapay Zeka. Bir bakıyorsunuz düşmanlar çakal halde, inanılmaz başarılı şekilde gizleniyor, sizi yanıltıp ters köşelerden çıkıp saldırıyorlar, sizi gerçekten zorluyorlar, bazen de bir bakıyorsunuz adamlar yumurtasını düşürmüş penguen gibi boş boş ve sabit bir şekilde belirli bir noktaya bakıyorlar ?ki tahmin edersiniz bu tip düşmanları harcamak çok zor J bu dengesizlik neden kaynaklanıyor, yapımcı aynı oyun içinde bu kadar dengesiz bir yapay zeka seviyesini nasıl tutturuyor anlamıyorum. Bir başka eksi ise (bu oyuna özgü değil, yeni nesil birçok oyunun sorunu bu), oyunun süresi. Oyun gerçekten ama gerçekten kısa. 1 gün içinde oyunu bitirmeniz olası. Bunu engellemek için zorluk seviyesini yüksek tutun, bu sayede yakın dövüşe girdiğiniz boss lar sizden kan getirecek emin olabilirsiniz, ama oyunun süresi kayda değer şekilde uzayacaktır.

Bu eksilerin yanında, oyundaki aksiyon oyuncuyu tatmin ediyor. Özellikle yakın dövüş sistemi gerçekten eğlenceli, görsel açıdan da tatmin edici anlar barındırıyor. Her ne kadar bu bile bir süre sonra monoton hale gelir gibi olsa da, zorlayıcı ve çeşitli boss lar ve gene epey çeşitli kombolar sayesinde kendini oynatıyor.

SONUÇ:

Efendim, sonuç olarak elimizde orta karar, zaman zaman gayet zevkli hale gelen bir aksiyon oyunu var. En azından bir kez oynamanız gerektiğini düşünüyorum barındırdığı eksilerine rağmen. Orta karar grafikleri, zaman zaman çileden çıkaran ateş sistemi yanında çok başarılı, zevkli yakın dövüş sistemi, hiç bitmeyen adrenalini beni oynayın dedirtiyor. Piyasaya çıkan birçok kötü oyunun yanında iyi bir oyun olduğunu da söyleyebilirim. Bourne Conspiracy finali ile açıkça gösteriyor ki, oyunumuz seri haline gelecek. Eğer yapımcı firma eksikleri iyi analiz eder, bunları düzeltirse, seri çok daha iyi yerlere gelebilir çünkü oyunda bu potansiyel var.

Sunum: 8 / 10

Grafikler: 7 / 10

Ses: 7 / 10

Oynanabilirlik: 8.5 / 10

GENEL PUAN: 7.4

ARTILAR:

- Zevkli ve oyuncu dostu yakın dövüş sistemi

- Yakın dövüşlerdeki gerçekçi ve görsel açıdan tatmin eden darbe detayları

- Hiç bitmeyen bir aksiyon

- Kendini tekrar etmeyen bölüm tasarımları ve flashbackleri oynama fırsatı

- Bourne un öyküsüne zenginlik katan detaylar

EKSİLER:

- Süresinin çok ama çok kısa olması

- Ateş etme sisteminin can sıkması

- Genel anlamda ortalama olan grafikleri

- Zaman zaman 3 yaş seviyesine gerileyen yapay zeka

- Başarısız karakter seslendirmeleri ve silah sesleri

- Çok başarısız araç kontrolü

0 yorum: