Digital Extremes korku macera severler tarafından uzun zamandır beklenen oyunu Dark Sector‘u nihayet piyasaya sundu. Rahatlıkla söyleyebilirim ki, artık Resident Evil‘ın da Chris Redfield‘ın da ciddi bir rakibi var: Dark Sector ve kahramanı Hayden Tenno. Aksiyon oyunları dünyasına bomba gibi düşmeye hazırlanan oyunumuzun incelemesine buyrun…
Amerikan gizli servisinin en iyi ajanlarından biri olan Hayden Tenno, meydana gelen bir takım esrarengiz olaylar silsilesini çözmek üzere eski Sovyetler Birliği’nde bulunan Lasria şehrine gönderilir (bu arada belirteyim, Lasria diye bir şehir gerçekte yok). Bu şehre gönderilmeden önce elindeki telsizden “Dönüşü olmayan noktayı geçtin!” mesajını alan Hayden için bu görev artık normal bir görev olmaktan çoktan çıkmıştır. Bir takım kimyasal silahların halk üzerinde gizlice  denendiği Lasria şehri kaos ve vahşet içerisinde debelenmektedir. Genç Hayden burada kendi hayatının en önemli gerçeği olan mutasyonla tekrar karşılaşacak ve kendisi gibi mutasyonun acı verici etkilerini yaşayan ve onun kendilerine sunduğu avantajları da kullanmaya çalışan düşmanlar edinecektir. Â

Genlerinde sahip olduğu özellikten dolayı acı duygusunu hissetmeyen Hayden, burada CIA ve KGB adına ikili (double) çalışan bir ajan olan Yargo Mensik ile karşılaşır. Onu ortadan kaldırma emrini alan Hayden hiç tereddüt etmeden silahını çeker ve ateş eder. Lakin, Mensik’in maruz kaldığı kimyasal silahlar nedeniyle artık metalleşebilen bir bendeni vardır ve mermiler ona tesir etmez. Hayden‘ı yaralayan Mensik onu kaderiyle baş başa bırakır. Ne şans, Hayden ölmeyecek, yarasının etkisiyle metalleşmiş bir sağ kola ve ondan çıkan keskin bir üçlü bıçağa (yani “glaive“e) sahip olacak ve içinde bulunduğu acımasız ve korkutucu ortamda hayatta kalarak görevlerini tamamlamak için mücadele verecektir. İşte biz de bunları yaşayarak oyuna başlıyoruz.

OYUN:
Dark Sector‘ün yukarıda bahsettiğim açılış bölümünü (prologue) siyah beyaz olarak oynayacağız. Daha sonra oyun renklenecek. Bu nedenle, ilk başta grafik kalitesini fark etmeyebiliriz ama oyunumuzun grafikleri aslında tek kelimeyle muhteşem. En ince ayrıntısına kadar düşünülmüşÂ karakter modellemelerini, düşmanların üstlerindeki kıyafet ve üniformaları, Hayden’ın çizimini, mekanların ve içerisinde bulunan eşyaların gerçeğe yakınlığını düşünürsek Dark Sector tam anlamıyla bir yeni nesil oyun diyebiliriz.

Dark Sector’ün aksiyon oyuncularına vaad ettiği en önemli yenilik herhalde glaive olsa gerek. Sağ kolumuzun sadık silahı olan glaive‘i oyunun prologue bölümünü bitirdiğimiz zaman ediniyoruz. Bu harika üçlü bıçağı R1‘i kullanarak çok uzaklara atabilir ve onun havada çizdiği muhteşem kavisleri ve düşmanlarımızın onun karşısındaki çaresizliğini keyifle izleyebiliriz. Glaive, aynı zamanda bir bumerang ve atıldıktan sonra düşmanı etkisiz hale getirip sağ kolumuza geri dönüyor. Tabi, glaive‘i etkili kullanabilmemiz için onu doğru yere (düşmanlarımızın baş bölgesine doğru) atmamız gerekiyor. İnanın glaive, bir aksiyon oyununda yapılmış en iyi oyun silahlarından biri. Kullanması çok keyifli, aynı zamanda havada yaptığı kavisler ve çıkardığı ses efektleri de insanı etkiliyor.
L2 tuşunu nişan almakta kullanıyoruz. Bu esnada, aynı zamanda düşmanlarımıza da konsantre (lock on) oluyoruz. Bu arada biraz beklersek nişangahın rengi değişiyor, tam bu sırada fırlatırsak o zaman glaive normalden çok daha etkili bir biçimde düşmana doğru yöneliyor. Aynı zamanda, oyunda ilerledikçe glaive‘in gittikçe daha etkili bir silah haline geldiğini görüyoruz. Mesafesi uzuyor, gücü artıyor, düşmana ateş savurma özelliğine sahip oluyor. Eh, tabi ki tüm bu etkenler de oyundan aldığımız keyfi arttırıyor. Â

Glaive‘i aldıktan sonra sol elimizde tabancamızla birlikte kullanabiliyoruz ki, bu da bize ilave ateş gücü sağlıyor. Yalnız bu aşamadan sonra yerlerde bulacağımız diğer düşman silahlarını sadece belirli bir süre içerisinde kullanabiliyoruz. Aksi halde, bu silahlar bizim yarı mutant olduğumuzu algılayıp kendi kendilerini imha ediyorlar. Gerçi glaive varken etsinler zaten canım. Onun tadı bambaşka.
Hayden, Chris Redfield‘ın ciddi bir rakibi olacağa benziyor;Â geniş bir hareket serbestisi ve hareketli bir yapısı var. X tuşuna basarak bu hareketlerden çoğunu ona yaptırabiliyoruz. Örneğin: Hayden, X tuşu sayesinde yerde yuvarlanıp mermilerden uzaklaşabiliyor, bir duvardan ötekine kayarak gidebiliyor. X tuşuna sürekli basılı tuttuğumuzda ise doludizgin koşmaya başlıyoruz. Hah, unutmadan X tuşu aynı zaman siper almamızı da sağlıyor. Her derde deva yani.

Oyunun muhteşem ses efektleri var. Telsiz konuşmaları, çarpma ve patlama sesleri çok özentili yapılmış. Hele glaive‘in havada kayarken çıkardığı sesler gerçekten olağanüstü ve bizi havaya sokuyor. Müzikler de gayet güzel, oyunun havasını yansıtmayı başarıyor.
Eksilere gelince; oyunda bazı efektlere dikkat edilmediğini görüyoruz. Örneğin, yağmur efektleri çok gerçekçi. Yağmur damlalarının yere düştüğü zaman yarattıkları fiziksel etki bile ınanın çok gerçekçi. Ancak, su efektlerine hiç dikkat edilmemiş. Birikinti sular ve deniz efekleri pek gerçekçi durmuyor. Bir başka eksiklik de etraftaki cisimlerle olan etkileşimimizde yaşanıyor. Örneğin; oyunda parlayan mavi sandıklardan cephane edinebiliyoruz, lakin etraftaki diğer cisimlerin çoğunu (lambalar, telsizler, çuvallar vb.) ateş ettiğimiz zaman kıramıyoruz. Şimdi denilebilir ki “Bu ne kadar önemli bir ayrıntı olabilir ki?“. Evet öyle, ama bunlar da olsaydı bence gerçekten daha da güzel olur. Neyse, o kadar kusur kadı kızında da olur, değil mi?

YAPAY ZEKA:
Düşmalarımızı insan askerler ve mutantlardan oluşuyor. Mutantlar tıpkı bizim gibi, kimyasal silahların müzdaribi, ama bu onlara bazı özel güçler de kazandırmış. Zaten zor ölmelerinden bunu anlayabiliyoruz. Yapay zekaları ise iyi gözüküyor. Her an kafanıza bir el bombası yiyebilirsiniz. Düşmanlar pek siperlerinde ayrılmıyorlar ama yine isabetli atışlar yapıyorlar. Mutantların ise gözü kara, doğrudan üstünüze atılıyorlar. Neyse ki, glaive var. Onlar isteseler de pek problem olamıyorlar, merak etmeyin.
SONUÇ:
Dark Sector, kanaatimce, 2008 yılının en iyi oyunlarından birisi olacak. Bazı yabancı kaynaklardan aldığı ortalama notlar bence oyunseverleri yanıltmamalı. İçerdiği kaliteli aksiyon, glaive‘in oyuncuya verdiği büyük zevk ve ince ayrıntılarla süslü bir oyun olan Dark Sector hayatımıza iyi ki girdi diyorum ve aksiyon severlere (özellikle de RE serisinden sonra kaliteli aksiyon arayanlara ve Condemned 2′yu bitirenlere) bu güzel oyunu gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.Â
Dark Sector (PS3 - 2008)
Yapımcı: Digital Extremes
Tür: Korku Aksiyon
Yaş Sınırı: 17 yaş ve üzeri
Artıları: + Kaliteli grafikler ve ses efektleri,
           + Yoğun ve gerçekçi bir aksiyon atmosferi,
          + Tatmin edici yapay zeka, iyi düşünülmüş bölüm tasarımları ve sürprizler
          + Tabi ki Glaive!
Eksileri: - Bazı görüntü efeklerine dikkat edilmemiş olması,
           - Yükleme sürelerinin uzayabilmesi
Değerlendirme:
Grafik: 90
Ses, Müzik, Efekt: 90
Atmosfer: 90
Yapay Zeka: 80
Genel: 90
 

0 yorum:
Yorum Gönder